Francis Bacon’dan Yapay Zekâ’ya: Hukuk ve Teknolojinin Dansı

0
365
TechLaw
TechLaw

Yapay Zeka, alışılagelen yaşam biçimimizi değiştirmeye başladı. Bu dönüşümden etkilenen ilk alanlardan biri hukuk. İnsanın olduğu her yerde hukuk vardır. Şimdi aynı sözü yapay zeka için de söyleme zamanı geldi.

Yapay Zekanın dönüştüreceği her alan, o alandaki hukukun da dönüşümünü gerektirecek. Bu nedenle yapay zeka teknolojisi ve hukuk, birbirlerine ihtiyaç duyan ve yakın zamanda birlikte sıkça anılacak bir ikili olacak. Hukukun ve teknolojinin dansına hoş geldiniz.

Hem bir bilim insanı hem de hukukçu olan tarihi figürlerden belki de en önemlisi Francis Bacon’dır[1]. Bacon günümüzde yaşasaydı bilim ve hukuku sentezleyen düşünme biçimiyle yapay zekaya dair oldukça ilginç fikirler ortaya atabilirdi. 17. Yüzyıldan beri hukuk ve teknoloji belki de ilk kez tekrar bu kadar yakınlaştı. Bu çağa tanıklık etmek en azından bu yönüyle heyecan verici.

Yapay zekanın hukuku ve hukukun yapay zekası ile ilgili dünyada olan bitenler ile ilgili yazıları bu platformda paylaşmayı umuyorum.  Bu yazı ise konuya genel bir bakış sağlayan bir ilk adım niteliğinde.

1. YAPAY ZEKANIN HUKUKU

Yapay zekalı tam otonom bir aracın karıştığı trafik kazasındaki sorumluluk dağılımından, otonom gemilerin sigortalanmasına, yapay zekalı bir robotun insan formunda olmasının anayasa hukukuna etkilerinden, otonom savaş robotlarının uluslararası insancıl hukukta yaratacağı tartışmalara kadar, hayatın ve dolayısıyla hukukun her alanı büyük bir devinime hazırlanıyor.

Halihazırdaki kanunlar ve uluslararası anlaşmalar yukarıda sadece birkaç örneği verilen yapay zekanın dahil olacağı hukuki ihtilaflarda insanlığın ihtiyaçlarına yetebilecek mi? Büyük ihtimalle hayır. Tam da bu yüzden Avrupa Birliği Parlamentosu, gelecekteki hukuki sorunların çözümünde gerekli olacağından yola çıkarak, yapay zekalı robotlara bir hukuki kişilik atfedilmesi önerisinde bulundu: Gerçek ve tüzel kişilerden ayrı bir “Elektronik Kişi”[2].

Ayrıca; başta ABD’ nin bazı eyaletlerinde olmak üzere çeşitli ülkelerde sürücüsüz araçlar ile ilgili özel kanunlar yürürlüğe girmeye başladı. Hukuk fakülteleri de bu dönüşümün farkında. ABD, Japonya, Avrupa ve Avustralya’da hukuk fakültelerinde Robot Hukuku ana başlıklı dersler açılmakta ve yapay zeka ile ilgili uluslararası hukuki konferanslar düzenlenmekte.

2. HUKUKUN YAPAY ZEKASI

İlginç olan, yapay zekanın hukukundan önce hukukun yapay zekasının hayata gözlerini açmış olması. Bu, hem yapay zekalı avukatları hem de hukukçuların işlerini yapma biçimlerini dönüştüren yapay zekalı yazılımları kapsıyor. “Do more than humanly possible” (“İnsan olarak yapabileceğinden fazlasını yap”) sloganıyla yola çıkan Ross isimli yapay zeka, ABD’de piyasaya sürüldüğü anda büyük hukuk büroları tarafından satın alındı[3]. Birkaç avukatın haftalar süren çalışma ile yapacağı işi tek başına birkaç saatte yapabilen bir yazılım Ross.

Avukatlar ve bilim insanlarının işbirliği ile ortaya çıkan bu tür yazılımlar için artık ayrı bir tanımlama dahi var: LegalTech. LegalTech hukukçular ile bilim insanlarının yarattığı ve hukuk mesleğinin yapılma biçimini teknoloji sayesinde daha anlamlı kılmayı hedefleyen ve ABD’deki piyasa değeri milyon dolarları bulan yepyeni bir iş alanı.

Dünyanın önde gelen hukuk fakültelerinde LegalTech platformları kurulmuş durumda. Bunlardan biri de Helsinki Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesindeki LegalTechLab. Kasım ayında burada dünyanın en önemli Uluslararası LegalTech Zirvelerinden biri gerçekleştirilecek. Bu zirve ile ilgili notları da bu platformdan paylaşmayı umuyorum.  Ayrıca 12-16  Haziran 2017’de International Conference on Artificial Intelligence Law (ICAAL) tarafından King’s College Londra’da 16.sı düzenlenen bu yılki konferansın konusu LegalTech oldu.

Görüldüğü gibi, LegalTech dünyada hem hukukçu hem de bilim insanı girişimciler tarafından oldukça önem verilen bir alan.

3. SÖZÜN ÖZÜ: TEKNOLOJİYE YATIRIM, ULUSLARARASI HUKUKTA SÖZ SAHİBİ OLMAYI SAĞLAR

Yukarıda temel hatlarıyla bahsedilen Yapay Zeka Hukuku ve Hukukun Yapay Zekası konularındaki çalışmalar şimdiden uluslararası külliyat oluşturabilecek boyuta geldi. Bunun önemi, yakında tanık olmaya başlayacağımız ulusal, uluslararası ve hatta uluslar üstü yasama faaliyetlerine bilimsel altyapı hazırlanması.

Dünyadaki fırtına bu yüzden kopuyor. Ülke olarak özellikle bilim ve teknoloji konusundaki cevher insanlarımızı desteklersek, bu alanın hukukunda da uluslararası arenada söz sahibi olabiliriz.

[1] Bilim ve hukukun tarihteki yakınlaşmalarına diğer örnekler için bkz: Mattei, Ugo-Capra, Fritjof: Hukukun Ekolojisi, Küy Yayınları, İstanbul 2017.

[2] Bu önerinin yer aldığı AB Parlamentosu Raporu için Bkz: http://www.euraparl.eoropa.eu

[3] Ross hakkında detaylı bilgi için:  http://www.rossintelligence.com

Facebook Yorumları